29 Nisan 2014 Salı

Bir kadın, bir erkek, bir sahne... ve azıcık saygı kırıntısı...


Bir kadın, bir erkek, bir sahne... Adam ilgili, öylesine ki yıllardır soğuk olan bir kalbi sıcak taktikleriyle eritti. Ardındansa “Sana çok değer veriyorum ama ben geçmişim yüzünden kendimi bir ilişkiye hazır hissetmiyorum.”
 
Bu klişe bahane de bakınız ben gibi saflarda yutturulabilir bir hal aldı. Yola yeni çıkanlara ilk virajda zorlanmak ve direk yolu bitirmek kolay geldi.

İşte bunlar neslimizi tüketecek davranışlar… Nesilden nesle aile büyüğünün dantel masa örtüsünü geçireceğimize biraz daha yararlı şeyler geçirip, evrimleşmeye de bir ufak katkımız olsaymış keşke.

Fakat her nedense kimse “Gerçekten benimle olmak istese dağları deler tek başına, çölleri aşar” diyemeyecek kadar Narsist! Herhalde Lordlar ve Leydiler olarak kimse kendinin gerçekten istenmeyebileceğini veya karşısındaki kişinin kendisini doğru insan olarak görmeyebileceğini kabullenemiyor.

Halihazırda, madem istemiyorsun ne oyalıyorsun niye kendine inandırıyorsun diyerek dünyadan silmek istediğimiz egoistleri de unutmamak lazım.

Tüm bu oyalamalar sürecinde, hikayenin erkek kahramanları yeni kadın kahramanlarıyla bitiveriyor yerden. Bıraktım ilişkiye bıraktım inandırdığı, kandırdığı kişilere kendine saygısı olmayan bu insanların günler önce ilişkiye hazır hissetmiyorum dedikleri ardından kendiyle çelişen akılları “Hayata bir kere geliyoruz, niye yalnız olayım,” mantığıyla hareket ediyor herhalde.

Sonra neden bu insanlar cinnet geçiriyor? Cinnet geçirtip karşısındakinin kafasını koparan insanları anlar duruma geliyorum işte böyle anlarda. 

Doğru devir değişti, artık kimse kimsenin kapısını açmasını, önünde reverans yapmasını, ipek eldiven giymesini beklemiyor ama biraz saygı kırıntısı istemek çok mu yanlış?

İlk başta can yakan dürüstlük sonradan öğrenilen gerçek sandığın yalanlardan daha iyi değil mi sizce de? İşin ironik kısmı olan olmuş biten bitmiş hisler duygular yok olup gitmiş bende anca cereyan ediyor.

O an karakterlerimden “İşte hayat hep sürprizlerle dolu” dedi kalbi kırık bir kız. Gerçekten tüm bunlar bir sürpriz miydi yoksa oyunun başında gördüğümüz silahın oyunun sonunda mutlaka patlayacağını biliyor muyduk?